Coğrafi İşaretlerin İzinden Bir Dilim Ekmek

Coğrafi İşaretlerin İzinden Bir Dilim Ekmek

Nisan ayında Ankara Ticaret Odası’nda yapılacak Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesinde bir konuşma yapacağım. Anadolu’nun Buğday ve Ekmek kültürü konulu konuşma öncesi sizlerle Coğrafi işaretli ürünler nedir bu konuyu paylaşmak istedim. Türkiye’de henüz çok az bilinen konu dünyada çok önemli bir yerde olup ülkeler konuyla ilgili çok önemli çalışmalar yürütmekteler.

Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle kökenin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ilke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren ad veya işaretlere ‘’coğrafi işaret’’ denir.  Ayırt edici özelliği ile ön plana çıkan ve bulunduğu bölge ile özdeşleşen doğal ürünler, tarım maden ve el sanatları ile sanayi ürünlerine verilen işaretlerdir. Kısaca tanımladığımız Coğrafi İşaretlerin bir çok yönü bulunmaktadır ben  bu yazımızda konunun genel hatlarını sizinle paylaşmak istiyorum.

Toprak, tohum, insan, yağmur, doğa değişir, yaşam değişir. Rüzgar değişir, su değişir toprak da tohum da canlıdır her gün değişir. Bu nedenledir ki yarına ulaşan bugünün tohumu değil, bugünün elizidir.

Ekmeğin bir dilimi  tarihtir, coğrafyadır, edebiyattır, sosyal hayattır  geçmişin izi, mirası, öğütüdür geleceğe toprağın.

Bir dilim ekmek parçası insanın çocukluğu, hayali, umudu ve mahallesidir. Bir dilim yöredir, gelenektir. O dilimi nerede görseniz ayırt eder, görür görmez tanırsınız. O koku uzaktan bile hissedilir, farklıdır, çok uzaklardan gelen akrabalar gibidir. Dünyanın neresine giderseniz gidin bir tanıdıkla karşılaşmaktır. Geleneğin geleceğe taşınması, yerelin dünyaya hediyesidir.

Tarımsal üretim sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Toplumların  sürdürülebilir gelişiminin sağlanması, doğal kaynakların korunması ve geleceğe taşınması konunun temel 2 çerçevesidir. Ve toplumlar varlıklarını, gelecek umutlarıyla beslerler. Gelecek geçmişten beslenen, geçmişle güçlenen büyük bir heves ve ideal ister. Ortak hedef için ortak geçmişte, kültür tetikleyici ve motive edici en önemli güçtür. Bir olmak birlik olmak bu gün ve gelecek için olmazsa olmazıdır toplumların.

Bu sebepledir ki yöresel ürünler, lezzetler, yöresel üretim koşulları, yerel üretim yöntemleri, yöresel kaynaklar, yöresel geleneklere sahip çıkmak onları korumak çok önemlidir. Tüm bu değer ve kültür unsurları toplumu bir arada tutan temel yapı taşları ve motivasyon araçlarıdır. Bu anlamda yerelin korunması, desteklenmesi, geleceğe taşınması, yerelden ticari kazanım elde edilmesi, yerelde yaşayanın geleceğe taşınması tüm bu değerlerin  korunması ve tescillenmesiyle mümkündür.
Global dünyanın,  yeryüzü köyünde kültürlerin bir damla da olsa kendini iyi hissedeceği alan coğrafi işaretlerdir. Artık savaşlar top ve tüfekle değil kültür ile yapılmaktadır. Kültürlerin korunması, aynı zamanda yerel halkın da sürdürülebilir bir yaşam ile desteklenmesi anlamına gelir. Coğrafi işaretlerin en önemli çalışma alanı turizmdir.

Coğrafi işaretler tohumu, insanı, kültürü, geleneği koruyan, geleceğe taşıyan bir yapılanmadır.  Geleneksel bilginin, yöntemin sınırlı üretimden çıkarılıp geleceğe taşınabilmesidir. Bu anlamda coğrafi işaretler Türk tarımı, Türk çiftçisi ve yerel kalkınma için önemli bir fırsattır.

Coğrafi işaretler hem kırsal kalkınma için, hem de geleneksel buğday türlerinin ekonomiye kazandırılması için bir fırsattır. Aynı zamanda bu türlerden yapılacak ürünler ile de  geleneksel fırıncılığa  yeni bir nefes getirilebilir.  Anadolu yüzlerce buğday türünün gen merkezidir. Harvard üniversitesi Dıyarbakır’da  bu anlamda araştırmalar yapmaktadır. Gacer buğdayı, kavlıca, siyes buğdayı ve köylerde üretimi çok az olan bir çok buğday türü ekonomiye kazandırılabilir ve kültür geleceğe taşınabilir. Buğday türleri menşe olarak coğrafi işaret kapsamına dahildir.

Sadece buğday türleri değil bir çok ilimize özgü geleneksel ekmek türleri de mahreç olarak coğrafi işaret kapsamına dahil olabilir. Coğrafi işaret çalışmalarının en yoğun yapıldığı ülkeler Hindistan, Hollanda bu konuda çok önemli aşamalar kazanmıştır. Anadolu’nun buğday ve ekmek zenginliği coğrafi işaretler kapsamında ülkemize  bir çok fayda sağlayacaktır. Buğday ekimi ile çiftçiler desteklenerek yerel kalkınmaya destek sağlanmış olurken, ekmek üretimi ile de fırıncı desteklenmiş olacaktır. Bunlar coğrafi işaretlerin faydalarının sadece bir kısmını oluşturmaktadır. Geleneğin geleceğe taşınması, kültürümüzün tüm dünya ile paylaşılması da diğer önemli faydalardandır. Turizm açısından da çok önemli bir çalışma olan coğrafi işaret geleneksel Türk kültürünün dünya turizmine açılmasıyla yerel kalkınmaya bu anlamda da destek sağlanmış olacaktır.

Siyez buğdayını ya da Trabzon ekmeğini sadece buğday ya da ekmek olarak düşünmemek lazım bunlar aynı zamanda bir kültürün parçası olarak kurgulanmalı ve bölgelerle ilgili yeni destinasyonlar yaratılmalıdır. Bu konuda ayrıca bir yazı yazacağım  gelecek sayıda. Şimdilik sadece coğrafi işaretlerin turizmle çok bağlantılı olduğunu bilmelisiniz.

Coğrafi işaretlerin  tüketici açısından da önemi büyüktür. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki tüketiciler coğrafi işaretli ürünleri almayı tercih ederken, coğrafi işaretli ürünlere ikame ürünlerin % 25’i ölçüsünde daha fazla para vermeye de razılar.

Coğrafi işaretin diğer bir faydası sözkonusu ürünün kalite standardının korunmasıdır.

Coğrafi işaret çalışmasının en önemli faydalarından biri de ekolojik dengenin korunması ve tüketicinin sağlıklı beslenme tercihini destekleyen ürünlerin çoğalmasının sağlanmasıdır. Bu anlamda organik ürün konusu ülkemizde maalesef suistimale açık bir alan olup coğrafi işaretli ürünlerin de aynı talihsizliği yaşanmaması için doğru tanıtım stratejisi çok önemlidir. Özellikle de sağlıklı ve yerel, mevsiminde hammadde ile beslenmek isteyen tüketicilerin desteklenmesi önemli bir sosyal devlet anlayışını oluşturmaktadır. Bu günümüzde modern devletlerin halkına sunduğu önemli avantajlardan biridir. Coğrafi işaretli ürünler ‘’Doğru gıda’’ kapsamında değerlendirilip tüm çalışmalarda bu kriter unutulmamalıdır.

Coğrafi işaretli ürünler konusundaki en önemli çalışmalardan bir bana göre söz konusu ürün hakkında inovatif çalışmalar yürütülmesi ve ürünün öncelikle ülke pazarı sonra da dünya pazarı için sağlam bir ticari ürüne dönüştürülerek pazarlanması çok önemlidir. Bu anlamda devlet özellikle coğrafi işaretli ürün konusunda çalışma yürüten firmalara yönetim, ürün geliştirme ve pazarlama konularında danışmanlık vermeli bu konular ile ilgili Kalkınma ajanslarına bağlı  kurullar oluşturulmalıdır.

Coğrafi işaretinin faydalarından  kısaca  bahsetmişken ülkemizde durum ne bu konuya da biraz değinelim isterseniz. Şu anda 200 adet ürün coğrafi işaret kapsamında tescillenmiştir. Coğrafi işaret günümüzde daha çok bir arşiv çalışması olarak düşünülmekte iller arası ya da ülkeler arası rekabet aracı olarak kullanılmaktadır. Halbu ki konunun ticari ve kültürel  boyutu çok daha önemlidir.  Bu anlamda etkin bir strateji belirlenip konunun yerel kalkınmayı canlandıracak ve turizmi hareketlendirecek boyutu ivedilikle ele alınarak bir iş planı hazırlanmalıdır.

Coğrafi işaretli ürünlerin diğer ürünlere oranla fiyat farkı özellikle de yerel üreticiyi desteklemekle berabere maalesef ülkemizde konunun tüketiciler tarafından bilinmemesi nedeniyle coğrafi işaretli ürünler henüz market raflarında yerini alamamaktadır. Tüketiciler bir tarafa konu hakkında perakende bile yeteri kadar bilgi sahibi değildir. Bu anlamda ülke çapında bir farkındalık çalışması acil planlanmalıdır. Tanıtım çalışması yapılırken de ‘’yeri malı’’ haftası çalışmaları gibi yanlış bir algı yaratmadan ‘’coğrafi işaretli ürün’’ algısını doğru oluşturmalıyız.

Özetle coğrafi işaret çalışmasına;

  • Yerel kalkınmanın desteklenmesi
  • Geleneğin geleceğe taşınması
  • Coğrafi işaretli ürünler kapsamında turizmin canlandırılması
  • Bilinçli ve sağlıklı beslenmenin desteklenmesi

diyebiliriz.

Daha da ileri gidersek  değişen satınalma alışkanlıklarımız içerisinde; gıda satınalması en önemli yeri kapsamaktadır. Artık bireyler daha fazla duyuya hitap eden, hikayesi olan ürünleri tercih etmektedirler. Bu anlamda Coğrafi işaretli ürünler, kültür temelli olup geleneği, hikayeyi, hevesi barındırır. Bu bakımdan 5 duyuya hitap ederek  kültürün geleceğe taşınmasına destek olur. Buradan yola çıkarak doğru bir strateji ile Anadolu kültürünü geleceğe taşımalı ve tüm bu değerleri  dünya ile buluşturmalıyız.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir